35. hafta ile sekizinci ay geride kaldı; artık dokuzuncu ayın başındasınız. Bebeğiniz hemen her şeyini tamamlamış olsa da doğum için acele etmeye gerek yoktur. Bu hafta, bedeninizi doğuma hazırlama çabasını en üst düzeye çıkarma ve doğum başladığında ne yapacağınızı netleştirme zamanıdır. Op. Dr. Öznur Dündar Akın'ın 40 Haftada Doğum video serisinin 35. hafta bölümünde anlattıklarına dayanan bu yazıda, özellikle hangi durumlarda hastaneye gitmeniz gerektiğini ayrıntılı olarak bulacaksınız.
35. Haftada Bebeğin Gelişimi
Bebeğiniz yaklaşık 2400-2500 gram ağırlığında ve 46-47 cm boyundadır. Akciğer olgunlaşması neredeyse tamamlanmış, yağ depoları dolmuştur. Tombul bebeklere özgü küçük boğumlar bile oluşmaya başlar. Uyku ve uyanıklık dönemleri çok belirgindir. Teknik olarak bebek hâlâ prematüre tanımının içindedir; ancak görünüm olarak artık bildiğimiz yenidoğan bebeğe çok yakındır.
35. haftaya geldim, hemen doğurmam mı gerekiyor?
Hayır. Op. Dr. Öznur Dündar Akın, pek çok annenin 35. haftaya gelir gelmez ne zaman doğuracağı konusunda paniğe kapıldığını belirtir. Oysa doğum 35. haftadan 40. haftaya, bazen 41. haftaya kadar uzanan bir zaman diliminde gerçekleşebilir. Bu ayı panik yerine sabırla ve bebeğinizi bekleyerek geçirmeniz önerilir.
Bedeninizi Doğuma Hazırlamak
Bebek baş aşağı dönmediyse
Umutsuzluğa kapılmayın. Dr. Akın, 35, 36, 37 hatta 38. haftalarda dönüp ardından normal doğum yapan çok sayıda hastası olduğunu anlatır. Bebeğin en ağır organı başı olduğu için bu dönemde de yürüyüş, dönüşü kolaylaştıran en önemli hareket olarak öne çıkar.
Bebeğin başı aşağıdaysa
Hazırlıkları en üst seviyeye taşıma zamanı gelmiştir. Op. Dr. Öznur Dündar Akın'ın önerileri şunlardır:
- Bir saat yürüyorsanız, doktorunuz uygun görüyorsa bu süreyi iki saate çıkarın.
- Pilates hareketlerine daha fazla zaman ayırın.
- Pilates topunu evde göz önünde tutun; televizyon izlerken bile topun üzerinde bacaklarınızı açarak oturun.
- Pelvisinizi rahatlatan, bebeğin doğum kanalındaki ilerleyişini kolaylaştıran pozisyonlarda zaman geçirin.
Doğum Planınız Hazır mı?
Dokuzuncu ayın gelmesiyle birlikte doğum başlarsa ne yapacağım endişesi artar. Dr. Akın'ın önerisi, bu sürecin provasını önceden yapmanızdır. Doğum şeklinizi ekibinizle belirlediyseniz şu soruların yanıtları hazır olmalı: Hangi hastanede doğum yapacaksınız? Acil bir durumda hastaneye nasıl ulaşacaksınız? Doktorunuzla nasıl iletişime geçeceksiniz? Kafanızda A, B ve C planlarının hazır olması korkuyu azaltır; çünkü insan bilmediğinden korkar.
Ne Zaman Hastaneye Gitmeli?
1. Suyunuz gelirse: beklemeden
Su geldikten sonra doğumun 24 saat içinde gerçekleşmesi gerekir. Teorik olarak zaman var gibi görünse de, su gelmesiyle birlikte nadiren kordon sarkması gibi bebeği tehlikeye sokabilecek bir durum yaşanabilir. Bu nedenle Op. Dr. Öznur Dündar Akın, suyunuz geldiğinde vakit kaybetmeden hastaneye gitmenizi önerir.
2. Sancılarınız düzene girerse: sıklaşmasını takip ederek
Gelip giden, dinlenince geçen sancılar doğum sancısı değildir. Gerçek doğum sancısı giderek artar; rahmin kasılmasıyla birlikte adet sancısına benzer, bazı annelerde bel ağrısı şeklinde hissedilen bir ağrıdır. Ağrının biçimi ne olursa olsun, sancılar giderek sıklaşıyor, uzuyor ve dinlenmekle geçmiyorsa doğumun başladığından söz edilebilir. Dr. Akın, bebek hareketleri iyi olan ve risk taşımayan annelerde, doktorla iletişim içinde sancıların 3 dakikada bire inmesinin beklenebileceğini anlatır; çünkü hastanede kalış süresi uzadıkça annenin doğuma olan inancı ve isteği azalabilir. Sizin için doğru zamanlamayı mutlaka kendi doktorunuzla belirleyin.
3. Kanama olursa: mutlaka kontrol
Kanama, nişan gelmesi gibi zararsız bir nedene bağlı olabilir; ancak altında plasenta ayrılması gibi nadir ama bebeğin hayatını tehlikeye sokabilecek durumlar da yatabilir. Bu nedenle kanama olduğunda doğum yapacağınız hastaneye gitmeniz önerilir. Kontrol sonucunda her şey yolundaysa evinize dönebilirsiniz.
35. Haftada Annede Neler Değişir?
Göğüsleriniz büyür, süt oluşumu başlar, meme uçları ve çevresindeki koyu alan belirgin şekilde koyulaşır. Karnınızda gebelik çizgisi denen koyu bir çizgi fark edebilirsiniz. Dr. Akın bu değişikliklerden korkmamanızı ve utanmamanızı söyler; hepsi geçicidir ve emzirme döneminden sonra büyük ölçüde eski hâline döner.
Memeden sıvı gelirse
Bu dönemde bazı annelerde bebeğin ilk sütü olan kolostrum gelmeye başlayabilir. Memenizden farklı bir sıvı geldiğinde korkmayın; göğüs pedi kullanabilirsiniz. Op. Dr. Öznur Dündar Akın'ın önemli bir uyarısı vardır: Memeleri sıkmayın ve masaj yapmayın. Meme uyarısı oksitosin salınımını artırabileceği için 35. haftada henüz doğumu tetiklemek istemeyiz. Kuruma ve çatlama varsa meme ucu kremi sürebilirsiniz. Meme ucu masajını Dr. Akın ancak 37-38. haftalardan itibaren önermektedir.
Op. Dr. Öznur Dündar Akın'ın Önerileri
- Dokuzuncu ayı panikle değil, sabırla ve emekle geçirin; bebeğinizin 37. haftadan sonra gelmesi ikiniz için daha sağlıklıdır.
- Hastane, ulaşım ve iletişim planınızı şimdiden netleştirin.
- Su gelmesi ve kanamada beklemeyin; sancıda ise sıklaşmayı gözlemleyip doktorunuzla iletişimde kalın.
- Gebelik çizgisi ve meme ucu koyulaşmasını dert etmeyin; bunlar geçici değişikliklerdir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve doktor değerlendirmesinin yerini tutmaz. Gebeliğinizle ilgili kararları takip eden doktorunuzla birlikte verin.
Sıkça Sorulan Sorular
35. haftada bebek hâlâ prematüre tanımının içindedir ama akciğer olgunlaşması neredeyse tamamlanmış ve yağ depoları dolmuştur. Bu nedenle bebeğin büyük kısmı her şeyini tamamlamış durumdadır. Yine de doğumun 37. haftadan sonra gerçekleşmesi anne ve bebek için daha sağlıklıdır.
Suyunuz geldiğinde beklemeden hastaneye gitmeniz önerilir. Su geldikten sonra doğumun 24 saat içinde gerçekleşmesi gerekir ve nadiren kordon sarkması gibi bebeği tehlikeye sokabilecek bir durum gelişebilir. Bu durumu evde ayırt etmek mümkün olmadığı için vakit kaybetmeyin.
Evet, bazı annelerde 35. hafta civarında, hatta daha önce kolostrum denen ilk süt gelmeye başlayabilir. Akıntı için göğüs pedi kullanabilirsiniz. Op. Dr. Öznur Dündar Akın bu haftalarda memeleri sıkmamanızı ve masaj yapmamanızı önerir; çünkü meme uyarısı oksitosin salınımını artırabilir.
Gerçek doğum sancısı giderek artar, sıklaşır ve uzar; dinlenmekle geçmez. Adet sancısına benzer şekilde ya da bel ağrısı olarak hissedilebilir. Gelip giden, dinlenince kaybolan sancılar doğum sancısı değildir; sancılarınız düzene girdiğinde doktorunuzla iletişime geçin.
Gebelik çizgisi denen bu koyu çizgi ve meme uçlarındaki koyulaşma, gebeliğin son dönemlerinde sık görülen ve geçici değişikliklerdir. Op. Dr. Öznur Dündar Akın bu lekelerden korkmamanızı ve utanmamanızı söyler. Doğum ve emzirme döneminden sonra büyük ölçüde eski hâline döner.